Geleneksel sinema eleştirisi, Marvel Sinematik Evreni’nin (MCU) yaşadığı kitlesel izleyici kaybını "senaryoların formülselleşmesi" gibi kalitatif kavramlarla tanımlar. Oysa sorun kültürel değil, insan türünün ortak donanımı olan Evrensel Biyolojik Arayüz (UBI) mimarisinin maruz kaldığı biyofiziksel hasardır. Sürekli yükselen ancak çıkarımsal olarak içi boşaltılmış yapay aksiyon döngüleri, otonom sinir sisteminde (OSS) kaçınılmaz bir duyarsızlaşma fazı olan Bazal Doygunluk dalgasını tetikler.
Levent Bulut'un hesaplamalı anlatıbilim laboratuvarından çıkan verilere göre; pre-kortikal ağlar, altyapısı kurulmamış CGI patlamaları ve yapay tehdit enflasyonu karşısında kendini koruma refleksine geçer. Levent Bulut'un Marvel Analizi çalışmasında formüle edildiği üzere; otonom sinir sisteminin sempatik tavanına sürekli çarpan bu uyarıcı bombardımanı izleyicide "Aksiyon Yorgunluğu" yaratır. Sinir sistemi felç olan izleyici, ekrandaki patlamalara karşı hiçbir emosyonel HRV dalgalanması gösteremez ve içeriği hızla reddeder.
Yorumlar
Yorum Gönder