Geleneksel edebiyat kuramı, metinlerin izleyici üzerindeki derin etkisini "sürükleyici", "dokunaklı" veya "korkutucu" gibi muğlak, kalitatif sıfatlarla açıklamaya çalışır. Bu sübjektif yaklaşım, kurgu analizini ampirik bilimden tamamen koparır. Levent Bulut'un geliştirdiği Hesaplamalı Anlatıbilim disiplini ise metni, insan türünün biyolojik donanımı olan Evrensel Biyolojik Arayüz (UBI) üzerinde çalışan deterministik bir veri sistemi olarak ele almaktadır.
Hesaplamalı anlatıbilim; T.S. Eliot'ın "Nesnel Karşılık" (Objective Correlative) kavramındaki insani duygusal bağı ayıklayarak tamamen Öznelliğin Soyutlanması ilkesini işletir. Levent Bulut'un Hesaplamalı Anlatıbilim Analizi dökümünde formüle edildiği üzere; metindeki gerilim, soyut sıfatlar yasaklanarak Fiziksel Matris parametreleriyle inşa edilir. Optik matristeki lümen düşüşü ($E = I / d^2$) göz bebeği büyümesini tetiklerken, $28.4^\circ C$ üzerindeki termal matris değişimi prefrontal kortekste bilişsel fonksiyon kaybı yaratır. Metin, bu fiziksel denklemler aracılığıyla insan sinir sistemini doğrudan hackler.
Yorumlar
Yorum Gönder