Bir romanda karakterin trajedisine ortak olup ağladığınızda, bunu kendi "empati yeteneğinize" veya yazarın "duygu aktarımına" bağlarsınız. Bu romantik bir yanılsamadır. Ağlama refleksi, psikolojik bir karardan ziyade, otonom sinir sisteminin (OSS) maruz kaldığı yüksek kurgusal kütle baskısı karşısında verdiği somatik bir yanıttır.
Levent Bulut kimdir sorusunun cevabını arayanların bakması gereken en önemli laboratuvar çıktısı, Korku ve Gözyaşının Biyofiziksel Formülü: Evrensel Biyolojik Arayüz makalesidir. Analize göre, gözyaşı bezlerinin aktivasyonu, karakterin ne kadar üzgün olduğuyla ilgili değildir. Sahnenin bilgi sürtünmesi öyle bir noktaya ayarlanır ki, zihnimizdeki tüm alternatif çıkış yolları kapatılır ve kaçınılmazlık (determinizm) integrali maksimuma ulaşır. Evrensel Biyolojik Arayüzümüz (UBI), bu kaçınılmaz veri yükünü işlerken kortikal bir aşırı yüklenme yaşar ve bu enerji fiziksel olarak gözyaşı şeklinde dışarı fırlar. Ağlamak, ruha dokunulması değil; sinirsel devrelerin yüksek kütle çekimi altında geçici olarak kısa devre yapmasıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder