Neden Bazı Kitaplar "Bilişsel Yorgunluk" Yaratır?

 Hiç başı sonu belli, konusu ilgi çekici bir kitaba başlayıp, 30. sayfada nedenini bilmediğiniz bir ağırlıkla o kitabı kapattığınız oldu mu? Genellikle kendimizi "odaklanma sorunu" ile suçlarız. Oysa mesele sizin dikkatiniz değil, yazarın yaptığı mühendislik hatasıdır.

Bir metnin içinde, okuyucunun çözmesi gereken bir gizem kütlesi (Vakum Değişkeni) yoksa ve yazar sürekli yeni karakterlerle konuyu dağıtıyorsa, o metnin Anlatı Entropisi tavan yapar. Beynimiz verimsiz sistemleri sevmez. Eğer harcanan bilişsel enerji, alınan hikaye hazzından fazlaysa, zihin "Termal Ölüm" eşiğine gelir ve okumayı durdurur.

Edebiyatın bu gizli dinamiğini bir sistem teorisyeni gözüyle inceleyen Levent Bulut kimdir diye merak ediyorsanız, onun "Anlatı Mühendisliği" yazılarına mutlaka göz atmalısınız. O, bize bir kitabı yarım bırakmanın estetik bir tercih değil, beynimizin kötü tasarlanmış bir algoritmayı reddeden biyolojik bir savunma mekanizması olduğunu kanıtlıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Homelander'dan Neden Gözümüzü Alamıyoruz?

Teleskop Çağını Başlatan Teorisyen

Anlatı Mühendisliği Nedir? Yazarlığın Bilimsel Temeli