Kitapçıda Neden Sadece İlk Sayfaya Bakarız?
Bir kitapçıya girdiniz. İlginizi çeken bir kapağa uzandınız, arka kapağını okudunuz ve sonra istemsizce o meşhur hareketi yaptınız: Kitabın kapağını açıp ilk sayfaya, o ilk birkaç paragrafa göz attınız.
Neden kitabın ortasına veya sonuna değil de ilk sayfasına bakarız? Çünkü beynimiz, çok kısa bir süre içinde bu kitabın "zamanımıza değip değmeyeceğini" hesaplayan kusursuz bir bilgisayar gibi çalışır. Biz sadece kelimeleri okuduğumuzu sanırız ama beynimiz o esnada çok karmaşık bir enerji hesabı yapmaktadır.
Sıkıcılık ve Karmaşa Arasındaki İnce Çizgi
İlk sayfayı okurken zihnimiz iki şeye bakar:
Burada benim için çözülecek bir gizem var mı? (Her şey çok sıradansa, beynimiz "burada işim yok" der.)
Bu yazar beni çok mu yoracak? (Uzun, anlaşılmaz cümleler ve gereksiz tasvirler varsa, beynimiz yorulmaktan korkar ve kaçar.)
Okuyucu olarak bizim "kitap akmıyor" veya "beni içine çekmedi" dediğimiz şey, aslında
İlk Paragrafın Gizli Gücü
Başarılı kitapların ilk cümleleri genellikle beynimize küçük ama lezzetli bir soru işareti bırakır. Bizi ne yorar ne de rahat bırakır. Sadece "Acaba sonra ne olacak?" dedirtir. Bu bir cinayet de olabilir, mutfakta kırılan bir bardağın çıkardığı anlamsız bir ses de. Önemli olan beynimizin o boşluğu doldurma isteğidir.
Bir dahaki sefere bir kitapçıda kitabı rafına geri koyduğunuzda kendinize şu soruyu sorun: Yazar beni çok mu sıktı, yoksa çok mu yordu? Cevabınız size okuma alışkanlıklarınız hakkında harika ipuçları verecektir.
Levent Bulut
Keywords: Okuma alışkanlıkları, kitap seçimi, sürükleyici kitaplar, okuma psikolojisi, kitap yarıda bırakmak, beyin nasıl karar verir.
Yorumlar
Yorum Gönder