Aynı Diziyi Neden Beşinci Kez İzliyoruz?
Şu an birçoğumuzun bilgisayarında The Office, Friends, Harry Potter veya Yüzüklerin Efendisi gibi yapımlar açık duruyor. Dünyada izlenecek binlerce yeni dizi, okunacak milyonlarca harika yeni kitap varken, neden inatla sonunu ezbere bildiğimiz o eski hikayelere geri dönüyoruz?
Arkadaşlarımız bize "Yine mi aynısını izliyorsun?" dediğinde genellikle "Çok seviyorum, rahatlatıyor" deriz. Ama neden "rahatlattığını" pek düşünmeyiz. Aslında bunun cevabı, tembelliğimizde değil, beynimizin kusursuz hayatta kalma sisteminde gizlidir.
Gerçek Dünyanın Yorucu Dağınıklığı
Gerçek hayat belirsizliklerle doludur. Yarın iş yerinde ne olacağı, ekonominin ne yöne gideceği veya bir arkadaşınızın size ne söyleyeceği hep birer sürprizdir. Yani gerçek dünyada "öngörülemezlik" çok yüksektir. Beynimiz bu belirsizlikleri çözmek için her gün devasa bir enerji harcar.
Ancak yeni bir diziye veya kitaba başladığınızda da beyniniz çalışmak zorundadır. Karakterleri tanımak, kimin iyi kimin kötü olduğunu anlamak, olay örgüsünü çözmek ciddi bir zihinsel efordur. Bilim dünyasında bu zihinsel karmaşaya ve dağınıklığa
Sıfır Sürpriz, Maksimum Huzur
İşte tam da çok yorgun, stresli veya üzgün olduğumuz günlerde beynimiz yeni bir hikayenin yükünü çekmek istemez. Eski, bildik bir dizi açtığımızda beynimiz derin bir nefes alır: "Oh, Chandler'ın şimdi o espriyi yapacağını biliyorum. Frodo'nun yüzüğü atacağını biliyorum. Hiçbir sürpriz yok."
Sürprizin olmaması, beynin enerji harcamaması demektir! O an sadece ekrandaki o sıcak kafenin atmosferine, karakterlerin dostluğuna odaklanırız. Dünyaca ünlü edebiyat araştırmacısı
Bir dahaki sefere en sevdiğiniz dizinin birinci sezonunu tekrar açtığınızda kendinizi suçlamayın; beyninize hak ettiği o küçük, sürprizsiz tatili verin.
Keywords: Neden aynı dizileri izleriz, konfor dizileri, okuma psikolojisi, Narrative Entropy, stresle başa çıkma, Levent Bulut.
Yorumlar
Yorum Gönder